TÜRKİYE’NİN YÜZDE 60’INDA ÇENE EKLEM RAHATSIZLIĞI OLABİLİR? - Sancaktepe NewsSancaktepe News

SON DAKİKA

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 60’INDA ÇENE EKLEM RAHATSIZLIĞI OLABİLİR?

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Ömer Pirinç’ten dikkat çeken açıklama. Uzman Dr. Ömer Pirinç, Türkiye’de nüfusun yüzde 60’ında çene eklem rahatsızlıkları belirtilerinden en az biri bulunuyor. Çenenizi hareket ettirince ağrı hissedip ses duyuyorsanız, ağız açmada zorluk, diş sıkma veya diş gıcırdatma varsa çene eklem probleminin habercisi olabilir” ifadelerini kullandı.

Bu haber 11 Şubat 2024 - 11:06 'de eklendi ve 166 views kez görüntülendi.

SANCAKTEPE NEWS SAĞLIK 

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Ömer Pirinç’ten dikkat çeken açıklama. Uzman Dr. Ömer Pirinç, Türkiye’de nüfusun yüzde 60’ında çene eklem rahatsızlıkları belirtilerinden en az biri bulunuyor. Çenenizi hareket ettirince ağrı hissedip ses duyuyorsanız, ağız açmada zorluk, diş sıkma veya diş gıcırdatma varsa çene eklem probleminin habercisi olabilir” ifadelerini kullandı.

 

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Ömer Pirinç şöyle devam etti; Türkiye’de nüfusun yüzde 60’ında çene eklem rahatsızlıkları belirtilerinden en az biri bulunuyor. Çenenizi hareket ettirince ağrı hissedip ses duyuyorsanız, ağız açmada zorluk, diş sıkma veya diş gıcırdatma varsa çene eklem probleminin habercisi olabilir. Çok fazla ertelemeden çene cerrahisi uzmanına çene eklemi muayenesi olmanızın vakti gelmiş demektir. Çünkü ertelenen her şey büyüdüğü gibi çene eklemi problemi de ertelenirse büyüyecektir. Bu durum beraberinde tedavi süresini uzatacaktır. Tüm hastalıklarda olduğu gibi çene ekleminde de erken teşhis çok önemlidir. Çene eklemindeki rahatsızlıklar ihmal edilirse ağız açamamaya kadar varan birçok probleme neden olabiliyor.

Hareket kabiliyeti oldukça fazla ve vücudun en çok çalışan eklemi olan çene eklemi çiğneme, konuşma, gibi fonksiyonları yerine getirmemiz için sürekli çalışır hatta bazı insanlarda uyurken dahi hareket halindedir. Böyle fonksiyonlar gören çene eklemimizde bazen problemler meydana gelebiliyor.

YANLIŞLIKLA KBB ‘YE BAŞVURAN HASTALAR VAR

Çene eklemi problemi yaşayan bazı hastalarımız tedavi için KBB uzmanlarının, hatta nöroloji uzmanlarının kapısını çalabiliyor. Halbuki çene eklem rahatsızlığı konusu, çene cerrahisi bölümünün uzmanlık alanıdır ve uyguladığımız tedavi yöntemleriyle bu problem çözülüyor.

Çene eklemi rahatsızlığının belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi vermek isterim. Belirtilerine baktığımızda çiğnerken kulak önü bölgesinden ses gelmesi, çene yüz bölgesi veya kulakta ağrı, baş ağrısı, çenede kilitlenme,  ağız açmada kısıtlılık veya kaydırarak açma şeklinde kendini gösterebilir.  Halk arasında çok sık görülen çene eklem rahatsızlığı tedavi edilmediği takdirde hastaların psikososyal durumunu olumsuz yönde etki altına alabilecek noktalara dahi ulaşabiliyor.

ÇENE EKLEMİNİ BOZAN SEBEPLER?

Bazen klinik belirti vermeden yıllarca devam eden, bazen de insanların hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen çene eklemi rahatsızlığının nedenlerini kısaca şöyle anlatabilirim: Farkında olmadan dişlerinizi sıkıyor veya gıcırdatıyor,  tek taraflı çiğneme yapıyor veya çene yüz bölgesine alınmış bir travma hikayesi olabilir.

 

ÇENE EKLEMİ RAHATSIZLIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Teşhisin ilk aşamasını tüm hastalıkların teşhisinde olduğu gibi detaylı anamnez alınması yani hastanın geçmiş öyküsünün değerlendirilmesi oluşturuyor.  Sonrasında çene eklemi rahatsızlığının nedenlerinin anlaşılmasına yardım eden detaylı klinik ve radyolojik muayenesi yapıyoruz.  İlk başta tüm ağızla beraber diş ve dişetlerinin muayenesi yapılır. Çene-yüz ve boyun kasları palpasyonla muayene edilerek eklem sesi steteskop yardımıyla dinlenir. Ağız açıklığı miktarı ve ağız açmada kayma olup olmadığına detaylı olarak bakılır. Yine diş sıkma veya diş gıcırdatmaya bağlı dişlerde oluşan aşınmalar kontrol edilerek muayenemiz tamamlanır. Radyolojik muayenede ise panaromik röntgen veya dental tomografiden yararlanılabilir.

DİŞ SIKMA VEYA DİŞ GICIRDATMAYA DİKKAT

Geceleri uyurken istem dışı yapılan diş sıkma ve diş gıcırdatmaya bruksizm denir. Dişler bir şeyi öğütüyormuş gibi sıkılır ve birbirine sürtülür. Bu çene eklemi,  çiğneme kasları ve dişlerimize aşırı yük bindirerek zarar veren bir durumdur. Hatta aşırı bruksizm olan hastaların dişlerinin çiğneyici yüzeylerinde aşınmalar bile meydana gelebilir. Bu durum ilerlerse ağzını tam açamamaya veya çok kısıtlı açmaya kadar varabiliyor. Altta yatan sebeplerin başında asrımızın da hastalığı olan stress gelmektedir.  Bu zararları minimalize etmek için ilk başta hastamızın farkındalığını artırıp bilinçli olduğu zamanlarda diş sıkmamaya dikkat etmesi gerekir. Bruksizm tedavisinde kullandığımız yöntemlerinden biri olan kişiye özel hazırladığımız gece plakları (splint tedavisi)  çene eklemindeki aşırı yükü azaltır ve çene kaslarının gevşemesine katkıda bulunur.

TEDAVİDE BİRDEN FAZLA YÖNTEM UYGULANMASI GEREKEBİLİR

Çene eklem problemlerinin tedavisinde önemli olan doğru teşhis yani problemin sebebini doğru belirlemek. Yani problem nerede çene ekleminde mi veya çiğneme kasında mı veya parafonksiyon mu var bunu öncelikle net bir şekilde saptamak gerekir. Sonrasında sebebe göre tedavi yöntemlerimizi sırayla uyguluyoruz. Tedavide ilaç tedavisinden fizik tedaviye,  gece plağı (splint tedavisi) kullanımından manipülasyona ve çene eklem yıkamasından  (artrosentez) ileri cerrahi işlemlere kadar birçok tedavi skalamız vardır. Tedaviye ilk olarak bilgilendirici ve yanlış alışkanlıkları giderici eğitimlerle başlıyoruz. Sonrasında çene eklemini probleminin nedenlerini bulup ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Hastamızın psikolojik durumunu bu süreçte çok önemli olduğu için gerekirse psikoterapi gibi profesyonel destekler alması gerekebiliyor. Çene eklem tedavileri arasında gösterilen Botoks yöntemi aslında tedaviden ziyade semptomları ortadan kaldırmaya yönelik bir işlem. Kalıcı bir tedavi değildir. Biz botoks yerine farklı bir tedavi yöntemi uygulayıp daha hızlı ve daha etkili sonuç alıyoruz.

Düzenli bir şekilde tedavisini takip eden hastalarımızda ilk seansta ciddi rahatlama başlıyor. 2-3 ay gibi sürede tedavisi tamamen bitip sağlığına kavuşabiliyor. Bizde bu sonuçlarla hastalarımızın yüzündeki gülümsemeyi görünce fazlasıyla mutlu oluyoruz.