KALP DAMAR HASTALIKLARI - Sancaktepe NewsSancaktepe News

SON DAKİKA

KALP DAMAR HASTALIKLARI

Bu haber 04 Temmuz 2021 - 22:49 'de eklendi ve 94 views kez görüntülendi.

KALP DAMAR HASTALIKLARI

Ramazan ayında kalp hastalıkları bulunanların oruç tutup tutamayacakları çok sorulan bir sorudur. Fakat kalp ve damar hastalığı bulunanların oruç tutmaları ile ilgili bir genelleme yapmak mümkün değildir. Çünkü kalp ve damar hastalıkları hipertansiyondan son dönem kalp yetmezliğine; varisten toplardamar pıhtılarına kadar oldukça farklılık gösterir. Bu nedenle hastaya özgü yaklaşım ve karar verilmesi ve kişilerin kendilerini takip eden doktora danışarak karar vermesi daha doğrudur.

Oruç, metabolizmayı düzenler. Kanda kötü kolesterolü düşürerek iyi kolesterolün yükselmesini sağlar. Vücuttaki toksinleri atarak ruhsal ve bedensel iyileşmeye katkı sağlar. Kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Oruç tutan bireylerde iftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımı oldukça önemlidir. Bu süreçte en az 2 litre su içilmelidir. Özellikle sıcak havalarda vücudun sıvı kaybı  fazla olur. Yetersiz sıvı alındığı durumda gün içinde tansiyon düşüklüğü görülebilir. Özellikle ileri evre kalp yetmezliği nedeniyle idrar söktürücü tedavi alanlarda gün içinde tansiyon düşüklüğü gelişme riski daha fazladır. Bu nedenle ileri evre kalp yetmezliği olan hastalarda oruç tutmaları önerilmez. Fakat hafif derecede kalp yetmezliği bulunan kişilerin dikkatli olmak şartıyla oruç tutmalarında sakınca yoktur.  

Yetersiz sıvı alınması durumunda kan yoğunluğu artar. Pandemi nedeni ile hareketin kısıtlandığı bu günlerde, iftar ile sahur arasında yeterince sıvı alınması ve ev içi egzersizler ile kasların damarlar üzerindeki pompa etkisinin artırılması oldukça önemlidir.

Son 6 ay içinde kalp krizi geçirmiş, kalp damarına stent konulmuş, bypass ameliyatı olmuş ve kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatmış hastalara doktoruna danışmadan oruç tutmamalıdır. Bu hastalıkların üzerinden 6 aydan uzun süre geçmesi durumunda ilaç saatlerinin düzenlenmesi şartı ile oruç tutulabilir.

İftar saatinde birden aşırı yağlı ve tuzlu gıdalardan uzak durulmaları önemli. İftardan 2 saat sonra yapılacak hafifi egzersiz, yürüyüş vücudun daha dinç olmasını sağlayacaktır. Bütün gün boş kalan mideye iftarda birdenbire aşırı yağlı ve kalorili gıdalarla yüklenmek ve ardı ardına yakılan sigaralar vücudu ve kalbi yorar. Beslenme iftar, iftardan 2 saat sonrası ve sahur şeklinde düzenlenmelidir. Her öğünde azar azar yenmelidir. İftardan 2 saat sonra yapılacak egzersiz vücudu daha dinç tutar ve dinamik hale getirir.

Sahurda aç kalma korkusu ile çok yemek yemek yerine, sindirimi uzun süren lifli ve proteinden zengin gıdaların tüketilmesi uzun süren açlığa karşı direnci arttırır. Süt, yumurta, peynir gibi proteinden zengin besinler tercih edilmelidir. Lifli, proteinden zengin ağırlıklı sebze, baklagil ve meyveden oluşan gıdalar yaklaşık 8 saatte sindirilir ve tokluk hissinin de uzun süreli devamını sağlar. Karbonhidrattan zengin şekerli ve unlu gıdalar ise yaklaşık 3 saatte sindirildiğinden gün içinde açlık hissi oluştururlar.

Ramazan ayının etkileri ile ilgili 15 araştırmanın incelendiği bir çalışmada oruç tutmanın kalp ve damar hastalığı açısından risk oluşturmadığı bildirilmiştir (Turin ve ark. J Family Community Med. 2016; 23(2): 73–81). Kalp kasılma fonksiyonlarının azalmadığı düşük riskli hastalarda oruç risk oluşturmaz (Amin ve ark. 

BMC Cardiovasc Disord. 2020; 20: 489.) Oruç tutarken dikkatli olunduğu takdirde oruç kalp hastalıklarını olumsuz etkilemez. Kalp kasılma kuvvetinin ileri derecede azaldığı ileri evre kalp hastalarının oruç tutması riski iken, diğer hastalar ilaçlarının saatlerini ayarlayarak ve doktoruna danışarak oruç tutabilirler. Özellikle pandemi ile mücadele ettiğimiz bu günlerde oruç tutan bireylerin bol sıvı tüketmeleri, ev içi egzersizleri ihmal etmemesi ve beslenmelerini 3 öğün olarak proteinden zengin ve lifli gıdalarla düzenlenmesi büyük önem taşır.

Sağlıklı ve huzurlu ramazanlar dilerim…

Murat UĞURliveemlak@gmail.com